DOLAR 5,7211
EURO 6,3528
ALTIN 276,7
BIST 95.501
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 27°C
Gök Gürültülü

Bu hastalık sevmeyi imkansız kılıyor: Depersonalizasyon bozukluğu

Bu hastalık sevmeyi imkansız kılıyor: Depersonalizasyon bozukluğu
29.09.2017
344
A+
A-

Depersonalizasyon bozukluğu yaşayan insanlara dünya, sanki bir sis ya da duman perdesinin ardındaymış, hatta iki boyutluymuş gibi gerçek dışı görünüyor. “Kişiliksizleşme” ve “gerçekdışılaşma” olarak da adlandırılan depersonalizasyon bozukluğunda kişi kendine yabancılaşarak bedenine uzaktan bakıyormuş hissine kapılıyor ve gerçeklik duygusunu yitiriyor. Üç farklı araştırmaya göre her 100 kişiden biri bunu yaşıyor ancak bu hastalığın tanısını koymak kolay değil.

Bu hastalıkla yaşamını sürdüren kadınlardan biri Sarah. Mesleği oyunculuk ve rol yapmaya, farklı duyguları yansıtmaya alışık. Ancak yetişkin hayatının büyük bölümünde Sarah duygusal olarak hissiz, duygulanma yeteneğinden de yoksun olarak yaşamış.

BBC Türkçe’ye konuşan Sarah, “Çok değer verdiğiniz ilişkileriniz, ana kalitelilerini kaybediyor. Ailenizi sevdiğinizi biliyorsunuz ama bunu normal bir şekilde hissetmek yerine teoride biliyorsunuz” diyor.

Bu, az bilinen zihin sağlığı sorunlarından depersonalizasyon bozukluğunun bir sonucu. Sarah, bu dönemde üç kronik olay yaşamış. İlki, bitirme sınavlarına çalışırken gerçekleşmiş.

“KİTAP OKURKEN ELLERİM BİR ÇİZİM GİBİ GÖRÜNDÜ”

Sarah “Bir anda bir şeyler yandı sanki. Her şey çok yabancı ve tehditkar göründü. Birden bire apartmanınız ya da çok çok iyi bildiğiniz bir yer bir film seti gibi, eşyalarınız da dekor gibi görünüyor” diye konuşuyor.

Başkaları ise bedenlerini terk ettikleri korkutucu deneyimler yaşadıklarını, uzuvlarının artık kendilerine ait olmadığını hissettiklerini ve dünyayı düzmüş gibi, iki boyutlu gördüklerini anlatıyor. “Elimdeki kitabı okuyordum. Birden ellerim bir çizim gibi göründü. Fiziksel dünyayla benim algım arasındaki ayrılmayı hissettim” diyor.

HER 100 KİŞİDEN BİRİNDE GÖRÜLÜYOR

Bu nadir görülen bir bozukluk değil. Üç farklı araştırmaya göre her 100 kişiden biri bunu yaşıyor. Uzmanlar bunun obsesif kompulsif bozukluk, şizofreni kadar yaygın olduğunu ve onlarca yıldır tıbbi anlamda zihin hastalıkları arasında kabul edildiğini söylüyor. Tedavi edilmeyen hastalar, bu bozuklukla hayatları boyunca yaşamak zorunda kalabiliyor.

Depersonalizasyon bozukluğundan mustarip yeni bir doktor, aile hekimliği eğitimi sırasında ya da tıp fakültesinde depersonalizasyon bozukluğunun anlatılmadığını söylüyor. En az iki hastasına yanlış teşhis koyduğunu söyleyen doktor, meslektaşlarının çoğunun bunu duyduğuna inanmadığını belirtiyor.

TEŞHİSİN KONMASI AYLAR SÜREBİLİYOR

İngiltere’de bu alandaki tek uzman kliniğin senede 80 hastaya bakma kapasitesiyle oldukça sınırlı kaynakları var. Ülkede bu bozukluğu yaşayan 650 bin kişinin olduğu sanılıyor. Teşhisin konması ise aylar ya da daha uzun sürebiliyor

İngiltere’de depersonalizasyon bozukluğunu tedavi eden tek uzman kliniğin başındaki Dr. Elaine Hunter 18 yaş altındaki hastaları geri çevirdikleri için üzüldüklerini söyledi. Londra’nın güneyindeki uzman kliniği Depersonalizasyon Bozukluğu Servisi sadece 18 yaş üstü hastaları kabul ediyor ama bu hastalık genelde ergenlik çağında başlıyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.